Sevda Serüveni-2

0Shares

Takımda erzak sorunu olduğu için yağsız bir murtuğa ve biraz ekmek hazırlamışlardı bize. Özellikle Şilan arkadaş bizim ihtiyaçlarımızı tam karşılayamadıkları için üzüntüsünü dile getiriyordu. “Yabancı değiliz Gabar’da yaşadık ve koşullarını iyi biliyoruz.” Deyip rahatlamaya çalıştık Şilan arkadaşı. Gabar’ın sembol yemeği olan murtuğasını her yediğimizde espriyle tatlandırmadan geçemiyoruz. Şehit Xebat arkadaş her murtuğe yediğinde “heval ev ne murtuğeye, mêr kujê” diyordu. Biz de “heval nezikati xwe murtuğere rast ke ev xwarin şoreşeye” diyorduk.

Ve ayrılık saati Gabar’dan bizi yolculayan son güçle de vedalaşıp son hızla dağlardan, ovalardan aşağı kendimizi bıraktık. Bir yandan Güneş, diğer yandan yağmur yağıyordu. Xebat arkadaş “heval Gabar bizim gidişimize ağlıyor” dediğinde havaya yükselen mis gibi toprak kokusunu içime çekiyordum. Rojda arkadaş ve Süreç arkadaş bizimle suya kadar geleceklerdi. Hem orada kalan erzakları götüreceklerdi hem de bizi yolculayacaklardı.

Rojda arkadaş iddiamızı ölçer gibi “Gabar’ı nasıl bırakıp gidiyorsunuz. Bu güzellik bırakılır mı?” diyordu. Gabar serüvenine birlikte yaşamıştık. Serhıldan arkadaş şehit düştükten sonra Rojda arkadaş Gabar’a daha çok bağlanmıştı. Özellikle arkadaşın en çok kaldığı Fındıke takımına, yüreğinde volkanlaşan intikam duygusunu bu alanda düşmana püskürtme iddiasını anlatıyordu. Yol boyunca kah anılara, kah gelecek iddiası üzerine yaptığımız tartışmayla bitirdik o geceki yürüşümüzü.

Süreç arkadaş normalde kala balıkçı canlı bir arkadaştır. Ama yol boyunca çok sessizdi ve dalıyordu. Onu da yol sohbetimize katmak istediysem de o sessizliği tercih ediyordu. Onu genç dünyasında bırakıp yola devam ettik. Bir yerden sonra onlarla da vedalaştık. Ve suyu geçeceğimiz yere gelip ara verdik.

Dicle suyu derin, Dicle suyu coşkun kim bilir kaç sevdalıyı kavuşturmuş. Kaç sevdalıyı birbirinden ayırmıştı. Sevdamıza kavuşmak için onu geçmemiz gerekiyordu. Yıldızların yansımasıyla yüzeyi durgun görünüyordu. Ama altan altan coşkun ve derin akıyordu. Karşıya geçmek için Mava’dan gelen gurubu beklemeye başladık. Çünkü bot onların yanındaydı. Saatler ilerledikçe huzursuzlanmaya başladık. Çünkü karşıya geçtikten sonra düşmanın denetimindeki arazide ilerleyecektik. Ve sabırsızlıkla duymak istediğimiz ıslık sessini karşıdan duyduk. Arkadaşlar karşıya geçti. Su onları biraz daha ilerimize götürmüştü. Arkadaşlar botu karadan getirdi. Bota binerken biraz korktum. Bir hafta önce bir gurubumuz karşıya geçerken bot devrilmiş bir arkadaşımız suya kapılıp sürüklenmişti. Arkadaşlar onu zar zor kurtardı. Kısmi felç geçirmişti. O yüzden karşıya geçene kadar ipleri o kadar sıkı tutmuştum ki ellerim uyuşmuştu. Ve kazasız belasız karşıya geçtik.

Diğer gurup gelene kadar yoldaş canlısı Kato Diyar arkadaşla sohbet ettik. Gitmeden görmek istediğim arkadaşlardan biriydi. O da uzun süredir Gabar’da kaldığı için çok bağlanmıştı. Ama son kaç yıldı hep çevre birimlere gönderilmişti. “Bu defa kendimi Gabar’da yere atacağım” diyordu da başka bir şey demiyordu. Diyar arkadaşta çok duygusal ve kadın arkadaşlarla güzel bir yoldaşlığı vardı. Diğer gurubumuzda karşıya geçtikten sonra Diyar arkadaş ve diğer arkadaşlarla bize son perspektif ve yoldaş temennisinde bulunup vedalaşarak karşıya geçtiler. Onlar sağlam geçene kadar bekledikten sonra dağların arasında kıvrılan Dicle suyu kenarından Mava’ya doğru yolumuza devam ettik.

Kuryemiz Şevger, Xelat, Rêber, Poyraz, Serhat, Agit, Bilal ve benimle birlikte 8 kişiydik. Kendimizi sağlam bir noktaya ulaştırana kadar son hız yürüdük o gece. Ertesi gün yolumuz daha zorluydu. Mava’nın taşlı ve yüksek zirvelerine taşlara tutunarak çıktık. Zirveye ulaştığımızda TRT Gabar, TRT Burcuna ve karakol ışıklarının aydınlattığı Gabar’ı son kez izledik. İşte o an artık Gabar’dan çıktığımı hissettim. İçinde onlarca can yoldaş ve anı bırakarak “hoş çakal Gabar” deyip yine dimdik. Taşlı yollardan düşe kalka ilerledik. O gece de şafak sökene kadar yürüyüp kendimizi zar zor Mava gücünün yanına ulaştırdık. Yorucu iki gece geçirmiştik. Bir gün Mava da dinlenip öyle gideceğimizi düşünüyorduk. Ama kuryelerimiz olan Baran arkadaş ve Mervan arkadaş bu gece yola çıkacağımızı belirtiler…

Şehit Avaşin Amed “Güncesinden”

Devam edecek

Attachment