Rojava Kadın Devrimi İlerici İnsanlığa Umut Kaynağı Oldu

0Shares

19 Temmuz 2012’de Kobane’de küçük bir kıvılcım olarak başlayan tüm Rojava şehirlerine yayılarak, Kürdistan, Ortadoğu ve tüm dünya halklarının özgürlük umudu haline gelen Rojava devrimini 9. yıl dönümünde kutluyoruz. Silava, Revan Arin Mirkan, Barin, Dayê Aqide, Hevrin Xelef, Hêlîn (Anna Campbell) ve Arap-Kürt kadınlarının ortak mücadelesinin temsili olan Seda Feysel El-Hermez ve Hinde Latif El-Xidir şahsında tüm dünya insanlığına umut ışığı olan Rojava devriminin gelişmesinde, zafere ulaşmasında kahramanlık rolünü üstlenen tüm Rojava devrim şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.

21’inci yüzyılın ilk devrimi olma özelliğini taşıyan Rojava kadın devrimi Önder APO’nun Rojava’daki 20 yıllık bir emeğin somutlaşmış ifadesi olmaktadır. Özgür kadın özgür toplum şiyarıyla, uluslararası hegemon güçlerin beslediği El Nusra-DAIŞ çetelerine karşı amansız bir mücadelenin yürütülerek yaratılan Rojava devrimi bugün Önder APO’nun Demokratik Ulus projesiyle tüm insanlığın özgürlük hayallerini, özgür yarınlara dair inancını güçlendiren bir konumdadır. Rojava devriminin başlamasıyla sadece Kürdistan’ı değil, tüm Ortadoğu’yu ve dünya halklarını etkileyerek insanların akın akın bu devrime katılmalarını sağlamıştır. Kürt, Arap, Ermeni ve Süryani kadınların öncülüğünde gerçekleşen Rojava devrimi 21’inci yüzyılın kadın özgürlük yüzyılı olduğu gerçeğini bir kere daha somut olarak göstermiştir. İnsanlığın tarihsel, kültürel mirasına saldıran ve uluslararası hegemonyanın Ortadoğu’ya karşı kullandığı bir silah olarak geliştirdiği DIAŞ çetelerini, belki de tarihte eşine az rastlanır bir mücadele ruhu, devrimci halk savaşı çizgisiyle bertaraf eden ve binlerce kahraman şehidin amansız kavgası-mücadelesiyle nefes bulan Rojava devrimi nasıl ki dünya ilerici insanlığının umut kaynağı olduysa; kendisini inşa ettiği demokratik-ekolojik-kadın özgürlükçü paradigma ve demokratik ulus modeliyle faşizme ve faşizmin Kürdistan’daki ifadesi olan Türk devletinin de korkulu rüyası olmuştur.

Faşist Türk devletinin Rojava devrimine saldırmasının en büyük nedenlerinden biri de Rojava devriminin bir kadın devrimi olması ve kadın özgürlük paradigması ile şekillenmesidir. Kendisi kadın katili olan faşist Türk devletinin bugüne dek Rojavaya dönük gerçekleştirdiği tüm saldırıların temelinde bu gerçeklik yatmaktadır. Bu nedenledir ki 9 yıl önce Kobane’de filizlenen Rojava devrimine karşıtlığını, 2014’te devrimin filizlendiği yer olan Kobane’ye dönük DAIŞ çetelerinin saldırısında ‘Kobane düştü düşecek’ söylemiyle gelişen devrime ne düzeyde bir nefret duygusuna sahip olduğunu göstermiştir. Ki zaten DAIŞ çetelerinin Türkiye üzerinden Rojava devrimine saldırma temelli gönderildiği tüm dünya halklarınca bilinen bir gerçekliktir. Nitekim Rojava kadın devriminin gerçekleşmesinden bu yana faşist Türk devletinin, devrime dönük saldırıları devam etmektedir.

‘Kobane düştü düşecek’ söylemiyle DAIŞ çetelerinin sırtını kollayan, uluslararası hegemon güçlerle beraber bu çeteleri yaratan faşist Türk devletinin sonunun yaklaşmakta olduğunu deyim yerindeyse ‘düştü düşecek’ pozisyonda olduğu yaşanan gelişmelerden çok somut anlaşılmaktadır. Faşizmin yıkılması, yerle bir edilmesi Rojava devriminde yapıldığı gibi halkların ortak mücadelesi ve direnişiyle gerçekleşecektir. Nasıl ki Rojava’da kadınların özgürlük arayışıyla yürüttüğü ortak mücadelesi Rojava devriminin gerçekleşmesini beraberinde getirdiyse; bugün de kadınların ortak akıl ve ruhla demokratik-ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma doğrultusunda yürüteceği mücadele faşizmin ve kapitalist sistemin çöküşünü ve ilerici insanlığın bu gerici sistemden kurtuluşunu da beraberinde getirecektir.

Başta kadınlar olmak üzere, Kürdistan, Ortadoğu ve tüm dünya halklarının direniş bayramı ve devrimi haline gelen 19 Temmuz Rojava devrimini, 9’uncu yıl dönümünde bir kere daha tüm kadınlara ve halklara kutluyor, devrimin önclüğünü yapan ve bugün de elde edilen kazanımları koruyan kadınları selamlıyoruz.

PAJK Koordinasyonu

Attachment