Öz Savunma İle Kadınca Yaşamak

0Shares

Kadın olmak, kadınca yaşamak, kadınca anlam vermek ve kadınca mücadele etmek , savaşmak…

Günümüzde ,Kadınca var olabilmenin kısa bir özeti olarak şöyle diyebiliriz. Kadın; şiddet, erkek egemenlikli zihniyet, hizmetçi, köle ve kullanılmaya mahkum bir araç. İşte kısaca , günümüzde kadına biçilmiş olan yaşam bu. Fakat buna  alternatif olarak da, kadın Özgürlük hareketi; kadınca bakış açısı ve kadınca kendini kanıtlamış bir özgür Kürdistan hareketi. Özgür insan , bir halk Önderi olan Önder Apo sayesinde kadının kendini tanıdığı, köklerini tanıdığı ve öz savunmasını geliştirmesi ile karşı karşıyayız.

Ne kadar öz bilinç , ne kadar kendin olmak o kadar, Özgürlüğe bir adım daha yakınlaşabilmektir. Bunun için toplumun kök hücresi olan kadınlar, genç kadınlar kendilerini tanıma arayışı  içinde olmalıdır. Kendilerine Ben Kimim ve ne yapıyorum sorusunu sorarak , arayışlarını hızlandırmalıdırlar. Kadınlar toplumların öncü gücü, öncü kesimidirler fakat öyle bir noktaya getirilmişlerdir ki, kim olduklarını , ne anlam ifade ettiklerini ve nasıl yaşadıklarının bilincinde değildirler.

Erkek egemenlikli zihniyet tarafından toz pembe hayallere mahkum edilmiş ve edilmek istenmektedirler. Bu sebeble uygarlıklardan günümüze, şiddet, kölelik , tecavüz kadına biçilen bir rol halini almıştır. Ve kadın ne yaparsa yapsın erkek egemenlikli zihniyet tarafından sürekli bu rolün sahibi olarak,  toplumda her gün ölüme mahkum ,erkeğe mahkum olarak yaşamalı ve bunun pratiğinide gözlerimizle görmekteyiz.

Ama bu egemen zihniyete karşı , yürütülen amansız bir kavga da kadınlar, mücadele ederek ve bilinçli bir şekilde öz savunmalarını geliştirerek bu devletçi sisteme karşı dur demektedirler. Bu kadınlar ki; Leyla Kasım, Rınde Xan, Beritan ve  Zilan’ların ardılları olarak yaşamlarına, köklerine ve halklarına Özgürlük Umudu olma yolunda ilerlemektedirler. Bunun örneği olarak, dağlarda yaşayan ve öz savunmalarını örgütlemiş olan kadınlar ,fedaileşerek, tüm dünya kadınlarının özgürlüğü için mücadele etmeye yemin etmiştirler. Erkek egemenlikli zihniyete, kapitalizmin kadını bir meta olarak biçimlendirmesine ve en önemlisi de devlet iktidarlarına sırtlarını dönmüş ve bunlara karşı sonu gelmemiş bir romanın başrol kahramanları olmaya yüz tutmuşturlar.

Tüm kadınların özellikle de toplumun dinamik yapısı genç kadınların artık bu kabustan uyanıp doğru bir arayışa girmeleri , öz savunma temelinde  öz iradeyle mücadele alanlarına akın etmeleri onlar için kendilerini tanımlama , ifadelendirme alanları olacaktır.

Şehirlerde , dağlarda ve gençliğin kendini en doğru ifade ettikleri sokaklarda sessizliğin kol gezdiği yerlerden kadınların özgürlük haykırışları alanları inletmeli. Bu yazıyı okuyan Kürdistanlı genç kadınlar şunu iyi bilsinler ki, eğer bugün harekete geçilip isyan sloganları yükselmezse meydanlarda ihanetçi ve devlet zihniyetine karşı  o zaman  boyun eğdirilir ve kadınlar, çocuklar bu topraklarda ölmeye devam edecektir. Kadınlar başta olmak üzere Ölmemek için, köklerini ve topraklarını unutmamak için ve yine verilen bedeller bir intikam gerekçesi olarak , meydanlarda mücadele içerisinde olmalıdırlar. Öz savunmalarını geliştirerek , bilinçlenmeye yüz tutmalıdırlar. Reflekslerini daha da güçlendirerek , olabilecek her türlü saldırıya karşı tetikte olunmalıdır.

Faraşin Mervan

Attachment