Kadın ve Öz Savunma-4

0Shares

Kadının kendi öz savunmasının örgütlendirileceği diğer önemli bir alan ise ekonomik alan olmaktadır. Önümüzdeki süreçte demokratik özerklik çerçevesinde kadının kendisini güçlü bir perspektife ve uygulamaya kavuşturması gereken bir alan olarak ekonomi güçlü bir örgütlülük ve öz savunmayı gerektiriyor. Kadın açısından hem büyük bir mücadele zemini ve hem de büyük bir özgürlük alanı olarak ekonominin her şeyden önce toplumsal bir alan olarak geliştirilmesi hayati bir öneme sahiptir.

Kapitalizmin neredeyse Kürdistan’ı yeniden işgal ettiği bir alan olarak ekonominin giderek tarım köy yapısını, küçük işletme ve yerel girişimlerini dağıtan tekelci pazarlar oluşturma; bunun için dev market zincirlerinden tutalım, fiyatlarla oynama yoluyla hakimiyet geliştirme politikalarına güçlü bir toplumsal tavrın geliştirilmesi; kendine yeterli yerel pazarları esas alan organik tarım ürünlerinin satımından tutalım, halkın tekelci işletme ve pazarlara fiili tavır alarak, yerel düzeyde bu tür girişim ve satımları boykot eden, her türlü tüketim kültürünü aştırtacak bir kültürün bilinçli bir şekilde geliştirilmesine, yine dışarıdan gelecek hormonlu gıdaların mahallelere, giderek kentlere sokulmamasına kadar çok kapsamlı bir mücadele alanı olmaktadır. Bu konuda yerel düzeylerde lokal planlamalara gitmek, hedefler koymak ve bunu çok zengin kapsamlı eylem planlamalarına kavuşturmak önemlidir. Her türlü tekele karşı tavır almak ekonomik anlamda oldukça önemli olmaktadır.

Bu konuda örnek teşkil edebilecek kimi mücadele deneyimleri vardır. Örneğin yıllardır Kuzey Chiapas’ta Tumbala Belediyesi’nde bir grup yerli çiftçinin  Zapatistaların ve diğer toplumsal organizasyonların da destek sunduğu bir projesi vardır. Devletin iktidar tekelini güçlendirmek amacıyla büyük çapta kalkınma projesi PPP’ye karşı yerel çiftçiler, büyük direnişlerini “uçakla bombayla savaşılmıyor ama yine de soğuk savaş…Bu, düşük fiyatların savaşı, bizi öldürüyor ama savaşmaya devam edeceğiz. Kendimizi savunmak için kendi planlarımızı kendimiz yaratmak zorundayız” diyerek küçük üreticilerin ve yerel ekonomiyi korumanın büyük direnişini göstermektedirler. Fiyatları düşürerek yerel halkın ekonomisini çökertmek ve küresel tekellerin egemenliğini yaratma hedefli bu projeye karşı yerel çiftçiler böylesine bir direniş sergilemektedirler.

Bu anlamda her türlü tekele dayalı, devlet eliyle geliştirilen büyük ekonomik yatırım ve işletmeler karşısında yerel küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri desteklemek, toplumsal inisiyatif olarak bilinçli ve tercihli ekonomik tavır ve tutum geliştirmek önemli bir öz savunma konusu olmaktadır. Devletin bütün yatırım ve sözde kalkınma projelerine “bu en basitinden bir baz istasyonu bile olabilir” hep kuşkuyla yaklaşmak, altındaki iktidar hedeflerini görmek, bilinçlenmek ve ekonomik bir mücadele içerisinde olmak öz savunma kapsamındadır.  Bununla birlikte giderek kooperatif örgütlenmelerine gitmek, özel, kolektif girişimciliği geliştirmek, komünal, grup girişimini bizzat kendi alanında geliştirmeyi hedeflemek gerekiyor.

Kadının bu konudaki örgütlülüğü ve girişimi ve yine planlı hedefli yaklaşımı, hem sağlık, hem eğitim konusu olmakla birlikte, en önemli anti tekel ve antikapitalist duruşun ve mücadelenin gelişeceği ve yaygınlaşacağı bir alan haline gelecektir. Bu anlamda ekonomik alanda da kapsamlı öz savunma örgütlenmeleri gerektirmektedir.

Devam edecek

Attachment