Bir Türkünün Melodisi Ve Senfonisidir PKK

0Shares

Anlam vermek yaşamı his etmek ve farkına varmaktır. Yaşamı his etmek sevmek ve maneviyat duygusudur PKK. Daha doğrusu toplumsallığın ahlaki boyutudur. Yaşamın içinde süzülen duygu ve doğal yaşama dayalı ölçülerdir. Sonuç olarak tüm tespitleri iflas etmiş bir zihniyet ve buna bağlı olarak insanlığa acıdan başka bir şey verememiş ve veremeyen bir kapitalist modernite sistemi. Yaşanan kaos süreci ve insanlığın ihtiyaç duyduğu yeni zihniyet ve buna bağlı sistemler.

Tarih olarak toplumsal zekâ düzeyini gerektirir. İnsan türünün zekâ düzeyi toplumsallığını belirlemiştir. Toplumsallık da bu zekâ düzeyini zihniyet halinde çalışmaya, gelişmeye zorlamıştır. Toplumsal doğa, zihniyet düzeyi gelişkin esnek yapılardır. PKK toplumsallığın ana hücresini esas alarak ana kadının sesi ve yüreği olmuştur.

İnsan düşüncesi en geniş ve gelişmiş ve kullanım kapasitesine, toplumsallıkla ulaşılır. Kendine bir anlam arayan tek varlık insandır. Bu yüzden de insanın bir tanımı da anlam arayışçılığı biçiminde geliştirmek yanlış olmayacaktır. Bu arayış daha çok “ben kimim’’? Biçiminde tezahür etmektedir. İnsanın milyonlarca yıl süren evriminde ulaşılan düzey “bildiğini bilen insan’’ gerçekliğidir. Bu da düşüncenin kendi farkına varması anlamına geliyor ki insanı insan yapan en temel özellik bu olmaktadır. Bu farkındalığı yaratan insan toplumsallığıdır. Bu anlamda PKK hakikati insanın ilk hali olan ahlaki yaşamı temel felsefesi olarak görmüş ve toplumsallaşmıştır.

O halde daha da önem kazanan soru veya sorun şu olmamaktadır. Hakikati nerede ve nasıl bulmalıyız! Uygarlık sürecinde ahlaki ve politik toplum aşındırılıp sömürü ve iktidar tekelinin sıkı egemenliği altına alındığında, toplumsal hakikat yürütülmüş demektir. Yitirilen, ahlak ve politik değerlerle birlikte yitirilmiştir. Tekrar bulmak istiyorsan, kaybettiğini arayacaksın, bulacaksın. Bununla da yetinmeyeceksin. Yani uygarlık moderniteye karşı ahlaki ve politik toplumu arayacaksın. Tanınmaz hale getirilen varoluşunu yeniden inşa edeceksin. O zaman göreceksin ki, tarih boyunca kaybettiğin altın değerindeki bütün hakikatleri tek tek bulacaksın. Bu temelde daha mutlu olacaksın. Bunun da ahlaki ve politik toplumdan geçtiğin anlayacaksın.

Önderlik doğruyu ararken nereye kadar uzandı? Burası çok büyük önem taşıyor, hakikat neredeydi, nerede buldu onun cevabını  “insanlığın geçmişi daha gerçektir, ben hakikati orada arayacağım, orada bulup yakalayacağım ve yeniden başlayacağım, gelecek bu çabaların işleyiş halinde başka bir şey değildir. Pratik olarak on bin yıl öncesine gidecek değilim, ama esas olan da o dünyada gizlidir.” Tarihsellik ve gerçeklik, hakikat arasındaki bağ işte burada çok iyi görülüyor.

Önderlik kendi yorumumu “HAKİKAT REJİMİ kavramı adı altında sunmak durumundayım. Bir alternatif yöntem arayışından ziyade, yanılgılarla yüklenmiş ve özgürlük değerinden uzaklaştırılmış yaşam sorunlarından çıkış yolu aranmaktadır. Şüphesiz insan toplumunda hakikat arayışçılığı hep olagelmiştir. Mitolojilerden dinlere, felsefeden günümüz bilimlerine kadar birçok seçenek bu arayışlara yanıt olarak belirmiştir. Yaşamı bu seçenekler dışında yaşamak düşünülmediği gibi, sorunlar yumağının yine bu seçeneklerden kaynaklandığı gibi bir ironi de inkâr edilemez. Yani ne onsuz olunur, ne onunla olunur dilemması söz konusudur.”

Devletçi uygarlığın egemen erkek zihniyetiyle oluşturulan ya da saptırılan tarihi yeniden yorumla ihtiyacı hisseder. Çünkü egemen zihniyetin tarihi toplumun, halkların tarihini yansıtmamaktadır. Sümer rahiplerin eliyle oluşturulan ve günümüze kadar de aynı anlayışı taşıyan tarih yazımı hep aynı işlevi görmektedir. Tarihi kendinde başlatarak kendini özne kılmak vaz geçilmezlerin kanıksatarak iktidarını kurumsallaştırmak ve halklara bu durumlarını bir kadermiş gibi benimsetmek. Zaten kendinden öncekileri, yani doğal toplumu hep ilkel, barbar, cahil, yönetilmesi gereken topluluklar olarak tanımlar.

İşte bu zihniyeti sorgulamaya başlayan önderlik ilk elden tarihin derinliklerine anlam vermeye çalışır. Önderlik düşüncesi ve felsefesi artık tüm topluma ve kadınlara sirayet etmiştir. Bunun önüne geçmeye çalışmak büyük bir gaflet ve utanmazlıktır. Ne buna güçleri yeter ve nede o güce sahiplerdir. Hakikat peşinde koşanlar onurlu bizi var eden dağlarımızda genç fidanlarımız da görmek mümkündür. Tabi bunu düşmanda beklemek mümkün değil ve beklenmiyor. Çünkü onlar halkların ve kadınların yok oluşunda görmekteler. Yani vampir demek tam yerinde olacaktır. Kana susamış mahlûklardır. Bizler özgürlüğe susamış ve tadına varmış kadınlar olarak bu yolun yolcuları yürümekte kararlı ve oldukça azimliyiz.

Düşmanımız yıllardır hep bizler için gün, ay ve yılları biçti ama kendisine bunu biçtiğinin farkına varsa iyi olur. Bizden bir uyarı diğeri ona aittir. Kadın hareketi olarak, özgürlüğe karar kılmış olarak bu faşizm kadınların ve halkların mücadelesinde boğulmaktan başka da şansı yoktur. Bir an önce teslim olsun ve halkların adaletine sığınsın. Bizde çağrı diğeri ona aittir.

İşte PKK’nin hakikati ve var eden toplumsallığı tüm özgürlüğe susamış toplumların ve kadınların yüreğinde, beyninde yer edindi. Türkü türküleşerek büyüdü ve büyük bir melodi oldu. Elli yıllık tarihimiz ve insanlık tarihi, kadınların hiç bıkmadan sürdürdükleri mücadeleleri karşısında faşizm yıkılmaktan kurtulamayacaktır. PKK hakikati, ahlaki ve politik toplumun örgütsel sistemi olan demokratik konfederal de kendi öz gücüne ve iradesine kavuşma felsefesi artık halklar tarafında ete kemiğe büründü. PKK felsefesi özgür yaşamı olmazsa olmaz gelişimini kadının ana tanrıça güzelliğiyle geliştirmektedir. PKK toplumsal sevgi ve kutsal olan AŞKI yeniden insanın özüyle buluşturdu. Bu anlamda PKK toplumsallığıyla gelişen ve kök salarken, faşizme de büyük korkular salmıştır. Bunu anlamak mümkündür.

Kadın olarak PKK de kendimizi bularak büyümeli ve egemen sistemi yıkmalıyız. Önderlik kadının gücüne ve bağlılığına inanarak hep güç vermiştir ve geliştirmiştir. Tüm dünya kadınları ve ilericileri olarak dünyayı yaşanılır hale getirmek en temel görevimiz ve sorumluluğumuz olmaktadır. Bunun için her yerde ve her zaman mücadeleye yüklenmek ve ortak örgütlülüğümüzü geliştirmek temel yaklaşımız olmalıdır. Süreç her zamanındakinde daha yakıcı ve acildir. Tüm kadınlar ve gençler yönünü özgür dağlara ve PKK etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz.

 Devrimci selam ve saygılar

PAJK Koordinasyonu Ayten Dersim

 

 

 

Attachment