14 Temmuz Direnişi Kürt Halkının Tarihidir

0Shares

14 Temmuz tarihi, kültürel, toplumsal ve devrimci direnişinin 39’uncu yıl dönümünde, direnişin büyük şehitleri ve öncüleri Kemal Pir, Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek şahsında tüm mücadele şehitlerimizi saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Önder APO’nun şehitlere bağlılık temelinde geliştirdiği direnişini, zindanlardaki yoldaşlarımızın direnişini, gerillanın yürütmekte olduğu devrimci hamle, savaş ve mücadelesini selamlıyor, şehitler çizgisine bağlılık ve direnişi yükseltme söz ve kararlılığımızı yineliyoruz.

Tarihten partimiz PKK’nin oluşumuna dek, Kürt halkı kültürünü, varlığını korumak ve toprağı için direnmiştir. Direniş kültürü Kürdistanda halkımızın yaşam biçime dönüşmüştür. Fakat bir çok defa öndersiz, ideolojisiz ve bilinçsiz bir direniş geliştiğinden halkımız büyük acılar yaşamıştır. 14 Temmuz direnişi, direnişçi halkımızın tarihi ve tüm direnişlerinin toplamı olarak, emsali olmayan bir şekilde gelişmiştir. Bu direniş fikir, inanç, felsefe, ideoloji ve yeni bir mücadele yöntemiyle gelişmiştir. Bu yeni yöntemle ve bilinçle gelişen mücadele, Önder APO’nu hakikati ile yaratılmıştır. Kürdistan’da bu direnişin tohumları ekildi, zamanla devrimci halk mücadelesine dönüştü. 14 Temmuz direnişi darbeci, faşist, işgalci ve soykırımcı Türk devletine karşı, dört parça Kürdistan’daki halkımız ve Kürt kadınları için öze dönüş mücadelesinin yeni başlangıcı oldu. Kürt halkı, onurlu bir yaşam yaratmak ve özgür bir kimliğe sahip olmak için, bu tarihi direnişi omuzladı, sahip çıktı ve bu direnişi devam ettirmek uğruna en güzel oğullarını ve kızlarını toprağa verdi. Kemal, Hayri ve Saraların öncülüğünde gelişen direnişle, Kürdistan’da 15 Ağustos atılımının ve devrimci halk savaşının tohumu serpildi. ‘Direnmek Yaşamaktır’ söylemi, artık Kürdistan’da özgür yaşam felsefesinin temeli oldu.

14 Temmuz direnişinin öncüsü Kemal yoldaş, geliştirdikleri direnişi ‘yaşamı uğrunda ölecek kadar çok seviyoruz’ şeklinde ifade etmiştir. Bu büyük anlam, Kürdistan’da mücadeleyi büyütmenin kararlılığı, yaklaşımı ve çizgisi olmuştur. Büyük direnişçi, öncü Sara yoldaşımız tarihi direnişi şöyle ifade etmektedir: “14 Temmuz direnişi sadece yaşanan ve biten bir süreç değildir. Bu direniş her yönüyle Kürt halkının tarihini ifade ediyor”.  14 Temmuz direnişçileri bu tarihin bilinciyle sürecin onlardan beklediği görev ve sorumluluğu omuzlamışlardır. Yaşadıkları süreci ve an’ı anlamlaştırmışlardır. Bu direnişle Kürt halkı üzerinde yürütülmekte olan soykırım ve imha zihniyeti ve siyaseti, en büyük darbeyi yemiştir. Teslimiyetçi ve ihanetçi zihniyete karşı, 14 Temmuz öncüleri zor olan devrimciliği ve militanlığı seçmişlerdir ve Kürdistan işgalcilerine tarihi cevap vermişlerdir. Bu sebeple partimizin mücadelesinde, Apocu militan ve kadrolar tüm tarihi anlarda ve süreçlerde tarihsel görevlerini yerine getirerek, dönemin öncüsü olmuşlardır.

Bu tarihi ve yoğun mücadele sürecinde 14 Temmuz direnişi ve ruhu, devrimci hamle ile dönemin gerillaları öncülüğünde Zap, Avaşin ve Metina’da yaşanmaktadır. Bugün Türk devleti ve onun destekçileri 12 Eylül faşist darbesinin zihniyeti ile yeni planlarla halkımıza ve hareketimize saldırmaktadır. En büyük ve yoğun saldırıyı Önderliğimize dönük gerçekleştirmektedir. Nasıl ki 12 Eylül darbesine ve faşizmine karşı tarihi direniş geliştirildiyse; bugün de topyekun saldılara, ağırlaştırılmış tecride ve tasfiye planlamalarına karşı 14 Temmuz ruhuyla topyekun bir direniş sergilenmektedir. Türk devletinin ve işbirlikçilerinin soykırımcı saldırılarına karşı zindanlardaki tüm yoldaşlarımız, halk ve gerilla olarak bu tarihi direnişin izinde direniyor, şavaşıyor ve varlık-yokluk mücadelesi yürütüyoruz. Bu tarihi direnişin hakikatiyle bugün gerilla aynı ruh, emek, fedakarlık, mücadele ve destansı direnişle savaşmaktadır. HPG ve YJA-Star gerillaları, Kemal, Hayri, Akif ve Ali Çiçeklerin direnişçi duruşuyla, Sara yoldaşın mücadeleci ruhuyla Zap, Avaşin ve Metina’da direnmektedirler. Eğer bugün faşist, işgalci Türk devleti ve tüm imkanlarıyla faşist Türk devletine her türlü desteği sunan kapitalist güçler hareketimize karşı geliştirdikleri tasfiye ve imha siyasetlerinde en ufak bir başarı sağlayamıyorlarsa, bu 14 Temmuz direniş ruhu sayesindedir. 23 Nisan’da başlatılan saldırılara karşı, halkımız Önder APO’ya bağlılığıyla, gerilla yaklaşık üç aya yaklaşan direnişiyle Türk devletine ve onun işbirlikçilerine ‘saldırı planlamalarınız ne kadar büyük olursa olsun asla başarılı olamayacaktır’ mesajını vermektedir.  

Bu temelde halkımızın mücadelesi, gerillanın ve zindandaki yoldaşlarımızın direnişi, Kemal ve Saraların izinde 14 Temmuz direnişinin 39’uncu yıl dönümünde mücadelenin yeni bir aşamasını yaşamaktadır. Direnişin 40’ıncı yılına girerken, bizlere tarihsel rol ve sorumluluklar düşmektedir. Bizler halk ve hareket olarak bugün yoğun saldırılarla karşı karşıyayız. Bu saldırılar yalnızca 14 Temmuz direniş ruhunun büyütülmesiyle yenilgiye uğratılabilir. Önder APO’nun militanları, kadroları ve parti olarak, 14 Temmuz tarihi direniş çizgisinin ardılları olarak imkanlar ne olursa olsun, saldırılar ne denli yoğun olursa olsun, en zorlu dönemlerde başarı sağlayan direnişçiler gibi, bu topyekun saldırılar karşısında 14 Temmuz ruhuyla direnecek ve kazanacağız.

Bu inanç ve kararlılık temelinde bir kez daha 14 Temmuz direnişinin öncülerini, onlar şahsında bu direnişi büyütmek uğruna fedai ruhla savaşan ve şahadete ulaşan tüm devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor ve şehitlerle sözleşmemizi yineliyoruz.

PAJK Koordinasyonu

 

Attachment