Şehit Nûda’nın Anıları – II

0Shares

Çukurca Serê Sevê Eylemi

1991 baharı ve yaz ayları Beritan arkadaş için çok çabuk geçmişti. Uzun yolculuk, yoğun eğitim, özgürlük vadisi savaşı, depo yapımı derken, 6 aylık kısa bir süre içinde yoğun savaş ve emekle epey tecrübe kazanılmıştı. Manga komutanıydı, kendisi doğal katılımıyla yaşamda zaten örnek bir komutandı. Beritan arkadaş, bütün gerilla yaşamında bizzat kendi duruşu ile katılımı ile Önderlik çizgisini temsil etmeye çalıştı. Beritan arkadaş, doğrudan şaşmayan bir cesaret ve inançla kendini gösteriyordu. En az silahlı savaşımdaki cesareti kadar büyük bir cesaretle sınıf savaşımını da yürütüyordu. Asimile olmuş kendi gerçekliğinden uzaklaşmış küçük burjuva kişiliklere karşı olduğu kadar, köylü anlayışlara karşı da savaşıyor, “Ne sen, ne de sen” sadece Önderlik çizgisi, emekçi proleter çizgisi” diyordu.

Sonbaharın tatlı sıcaklığı giderek yerini yaprakları döken rüzgarlara bırakmıştı. Xakurkê’de coşkulu bir heyecan yaşanıyordu. Geliyê Azadi savaşından sonra gerilla sessiz kalamazdı; çünkü cephe komutanı Aziz arkadaş ile birlikte yedi arkadaş şehit düşmüştü. Aziz arkadaşın yeni savaşçılar üzerinde çok emeği vardı; mutlaka intikamının alınması gerekiyordu. Bunun üzerine hedef belirlendi, planlama hazırlandı; Çukurca’daki Sere Seve karakoluna kapsamlı bir baskın yapılacaktı. Pratik hazırlıkların heyecanı bütün vadiyi sarmıştı. Tabii ki; kadın arkadaşlar da bambaşka bir heyecan yaşanıyordu. Çünkü eylemin planlamasında bir takım kadın arkadaşın da eyleme katılacağı belirlenmişti. Gerillada kadın arkadaşlar ilk defa planlı bir eylemde yer alacaklardı. Bunun için hem fizik hem de irade olarak en güçlü arkadaşlar gidecekti. Beritan arkadaş da eyleme gidiyordu, düzenleme okunduğunda sevinçten havalara uçmuştu. Eylemde BKC kullanacaktı. BKC’sini çok seviyordu, ona “gelincik” ismini takmıştı. Bütün hazırlıklar tamamlanmış, hedefe yönelinmişti. Karakol iki günlük mesafedeydi. Bardaktan boşalırcasına sonbaharın ilk yağmuru yağıyordu. Eylem için bu bir avantajdı. Nihayet eylem başlamıştı; bir saat içinde bütün gruplar -saldırı, savunma- en başarılı bir şekilde rolünü oynamıştı. Karakol arkadaşların eline geçmiş, düşman ağır kayıplar vermişti. Karakolun savunmasındaki köy korucuları kaçıp saklanmışlardı. Geri çekilmede bir yandan korucular, bir yandan helikopter arkadaşların peşine düşmüştü. 9 arkadaş geri çekilmede esnasında yaralandı. Bir yandan yağmur yağarken, diğer yandan yaralı arkadaşlar sedyelere bağlanmış, çamurlu yolda geri çekiliyorlardı. Yol boyunca arkadaşlar üstün fedakarlıklar göstermiş, yaralı arkadaşlar bir defa olsun yere indirilmemişti. Herkes kana bulanmıştı, kim yaralı, kim değil belli değildi. Beritan arkadaş grup komutanı gibi hareket etmiş, yaralı sedyelerinin yere indirilmemesi için özel bir çaba harcamıştı. Sere Seve köyünde meyveler boldu. Beritan arkadaş, bir yandan yaralıların yaralarını sarıyordu, diğer yandan gidip meyve topluyor yaralı ve geri çekilmenin ilk noktasına yetişen arkadaşları büyük bir moralle karşılıyordu. 2 gün, 2 gece yaralı arkadaşlar sedye ile taşındıktan sonra, tedaviye gönderildi. Geri çekilmede herkes baştan, ayağa kadar çamura bulanmıştı. Yolda giderken mola verildiğinde herkes dinlenmek istiyordu. Üstümüze örtecek hiçbir şeyimiz yoktu. Üç-dört kadın arkadaş bir yağmurluğun, ya da kefiyenin altına girerek oturduğumuz yerde dinlenmek istiyorduk. Böyle zorlu anlarda kişinin iradesi, partiye bağlılığı, yoldaşlara bağlılığı sevgisi net ortaya çıkıyor. Hepimiz dinlenmek isterken Beritan arkadaş ateş yakıyor, bütün nöbetleri tek başına tutmaya çalışıyordu.

Sere Seve eyleminde bütün arkadaşlar Beritan arkadaşın cesaretine, fedakarlığına, atikliğine, yoldaşlara yardımına hayran kalmıştı. Bu özellikleri ile hem doğa koşullarına karşı hem de geri çekilmenin zorluklarına rağmen gruba büyük güç vermişti.

Şehit Nûda

Attachment