LİBERALİZİM DEMOKRASİ DEĞİLDİR

0Shares

GERİLLA KALEMİNDEN

Kapitalist sistemin temel hastalıklarından olan ve dünyanın birçok yerini etkisine alan liberalizm, günümüz dünyasının temel hastalıklarından bir haline gelmiş bulunuyor. Hastalık diyorum. Çünkü bulaşıcı bir hastalık gibi herkese bulaşıyor ve her bulaşana da zarar veriyor. Aslında birçoğumuza göre dönemin dili haline gelmiş liberalizmi demokrasi yerine konulabiliyor ve çokta kabul görülüyor. Şimdi gerçeği söylemek gerekirse kapitalist sistemin temel yeteneklerinden biri, hatta en yetenekli olduğu konusu insanlarda kavram kargaşasını yaratmaktır. Yarattığı kavram kargaşasıyla insanları, dolayısıyla toplumu yürütmeyi esas bir beceri olarak ele alıyor ve uyguluyor. Bu konuda başarılı olduğunu itiraf etmek durumundayım. Gerçekten de kapitalist sistemin bir başarısından söz edilecekse o da insanların kafasından yarattığı kavram kargaşası ve bu kargaşa sonucunda toplumları siyasi, politik, kültürel, ekonomik, vb. konularda yönetmesidir.

Siyasi iktidarların en büyük becerisi toplumları sürekli meşgul edecek, oyalayacak, inanarak katılım sağlayacak konuları yaratmaktır. Bir şeyi ortaya at, toplumu oyala sonra da kendi dilediğin gibi yön ver ve yürüt. Bunu başaran her sistem kendini garanti altına almış demektir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında kapitalist sistemin yarattıklarına baktığımızda açıkça belirtilebilir ki bizler tam bir kavram kargaşası içerisinde yaşayarak olması gerekenleri unutuyoruz. Açımlarsak; ekonomi, demokrasi, bürokrasi, anarşizm, liberalizm vb. tüm konularda öyle bir karışıklık yaşanıyor ki, her birisinin gerçekten yeniden tanımlanmaya ve yorumlanmaya ihtiyacı vardır. Konumuz açısından biz daha çok liberalizmi ele alalım.

Liberalizm nedir? Ne zanam ortaya çıktı? Şimdi nasıl ele alınıyor? Bakmakta bir yarar var bence. Genel anlamda liberalizm, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düşüncenin serbest bir şekilde dolaştığı, özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukuğun üstünlüğünü geçerli kılan şeffaf bir devlet modeli ve toplumsal hayat düzenini hedefler. Liberal demokrasi olarak adlandırılan bu devlet düzeni, açık ve adil bir seçim sistemi ile birlikte tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğu ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir sistem olarak modellenir.

Ancak bu tarifin de kapitalist sistem tarifi olduğunu unutmadan, nasıl uygulandığına, daha doğrusu bizde nasıl ele alındığına bir bakalım hep birlikte. Liberalizmi bir düşünce akımı, bir devlet sistemi ya da ideolojik bir akım olarak ele almaktan öteye, tavırsızlık, sessizlik, her söylenene boyun eğme, olarak gördüğümüz gibi, bazen de her şeyi herkese söyleme hakkı olarak da algılayabiliyoruz. Oysa ki hiçbirimiz liberalizmin 18 yy.’dan sonra radikalizme karşı geliştirilen ve toplumu bireysel düşünce ve özgürlükler adına sessizliğe mahkum eden bir ideoloji olarak görmeyiz. Özünde liberalizm, radikal demokrasiye karşı kapitalist sermaye tarafından geliştirilen ideolojik bir akımdır. Bu akım günümüzde birçokların taptığı ve benimsediği bir düşünce olmaktadır.

Şimdi gelelim bazı kesimlerin liberalizm anlayışına; liberalizmi kimseye dokunmama, karışmama, herkesin her söylediğine, her yaptığına karşı sessiz kalmaktır. Ha unutmadan bizim liberalizmimizde bağlı olduklarımıza karşıdır. Örneğin bağlı olduğumuz ya da benimsediğimiz bir fikir veya siyasi partinin görüş ve düşünceleri ne kadar yanlış olursa olsun, biz asla karşı çıkmayız. Liberalizm herkese her şeye karşı aynı anlayışla hareket etmeyi gerektiriyorsa neden bunun gereklerini uygulamıyoruz? Bazı kurum ve örgütler, hatta basın-yayın organları, kendilerini liberal akımın savunucuları ilan ederler ki ona göre de davranırlar. Ancak bu davranışları karşıt oldukları, sevmedikleri, daha doğrusu kabul etmedikleri birilerine gelince rahatlıkla değişebiliyor. Sakin olmaları gereken yerde saldırganlaşabiliyorlar. Kendi yandaşlarına karşı liberal, çevreye karşı saldırgan, birilerini savunan, birilerini karalayan bir mantık veya düşünce nasıl olurda liberalizm olarak kendini adlandırabiliyor gerçekten hayret edilmesi gereken bir olgu.

Evet, kapitalist sistemin kavram kargaşasından karışan kafalar neyi nasıl yaptığını, yaptıklarını kime ve neye hizmet ettiğini bilmeden liberal olunamayacağı, liberalizm adına yapılan her şeyin kapitalist sisteme hizmet ettiğini bilerek yaklaşmak gerektiği düşüncesindeyim. Kesinlikle liberalizm demokrasi değildir. Liberal demokrasi vardır, ancak liberalizm demokrasi değildir.