İşte Özgürlüğe Olan Tutkunun Ve İnancın İspatı

0Shares

Her on beş-yirmi günde bir gruplarla birleşip yeni düzenleme yapılıyor ve tekrar ayrılıyorlardı. İkinci grupta Hêvi arkadaş ve R. arkadaş beraberdiler. Üçüncü defa birleştiklerinde, eyaletin bütün gücü birleşmişti. Ve X. adında yeni bir kadın arkadaş daha katılmıştı. Artık eyalette beş kadın arkadaştılar. R., Berivan ve Sozdar arkadaşlar eğitim grubundaydı. Hêvi arkadaş ve X. arkadaş cephe komitesindeydi. Ayrı mangalardaydılar, ama gece beş kadın arkadaş aynı mangada kalıyorlardı. Eyaletin yaz dönemi için yeniden örgütlenilmişti. Hêvi arkadaş bu kadar çok kişiyi ilk defa bir arada görüyordu. Eyalet Sekreteri H. arkadaş da vardı yanlarında, bulunan herkes gibi Hêvi arkadaşa da büyük bir güven ve güç vermişti. Hêvi arkadaş bu defa arkadaşlarından uzun bir süre, kışa kadar ayrı kalacaktı. Aslında bütün arkadaşlar aynıydı, hepsi de sevgi dolu ve duygu yüklüydü. R., Berivan ve Sozdar arkadaşlar Hêvi arkadaş için bambaşka anlamdaydı. Düzendeki arkadaşlarına beraber mücadeleye katılarak anlam yüklemiş, en zor anlarda beraber olmuş, çelişkileri en yoğun yaşadıkları anlarda bile birbirlerini görmüşlerdi yanı başlarında. Emek değer, paylaşım ve sonuçta birbirlerinden kopmayan bağlar. Sevgiler, yoldaşlık, bütün bunları hep beraber öğrenmişlerdi.

Ayrılma zamanı gelip çatmıştı. R. arkadaş her zamanki gibi yine içtimada ağlamıştı. “R. heval bir türlü asker olamadın gitti” diye espri yapıldığında, gülümseyip arkadaşlarına cevap vermişti. “Askerlerin duyguları yok mu? Yoldaşlarımdan ayrılıyorum, kolay mı, insanın her şeyi olan yoldaşlarını bırakması”.

Hêvi arkadaşın içinde büyük bir huzursuzluk vardı. Ve yoldaşlarından bir türlü ayrılmak istemiyordu. Çok şey söylemek istiyordu, ama artık sözlerin bir anlamı olmadığını ve söylenecek her şeyin pratikte söyleneceğini düşünüyordu. Ayrılırken başarı sözü verip ayrıldılar. Hêvi arkadaş yoldaşlarından ayrıldığı gece, sabaha kadar süren yolculukta, sürekli iki buçuk aylık süreci ve yoldaşları ile olan ilişkilerini düşünüp sorgulamıştı. Zaman zaman yaptığı yanlışlıkları hatırlamış ve geriye dönüp yanlışları düzeltemeyeceği için hayıflanmıştı. Ama daha çok zamanı olacağı için yanlışlarını görüp en azından gelecekte yapmayacağı düşüncesi ile ferahlamıştı. “Bütün yoldaşlarımı, R., Sozdar ve Berivan kadar sevmeliyim ve değer vermeliyim” diye düşünmüş ve grupta bulunan Welat, Memo, Sefkan, Hacı, İ., X., Re. D. arkadaşları daha çok sevmeye başlamıştı. Grupta bulunan Sefkan, Hacı ve Re. beraber katıldığı arkadaşlardı. Bazen hep beraber oturup, on sekizleri anarlardı. Hêvi arkadaş pratik süre içinde eski yaşam alışkanlıklarından dolayı zorlanmış ve arkadaşlarının yardımı ile bunları aşmaya çalışmıştı. “Zor günün yol göstericisi” diyordu yoldaşlarına. Emek ve sevginin, vatana ve yoldaşlara bağlılıkla geliştiğine tanık oluyordu. Pratikte sürekli halkla iç içe olduğu için halkını tanımayı, sevmeyi ve halkı için kendini feda edebilmeyi öğreniyordu.

Faaliyet yürüttükleri alanda mücadeleye katılmak isteyen gençler her geçen gün artıyordu. Bunlardan biri de Şevxweşin arkadaştı. Şevxweşin katılacağı gece randevu verilen yere yetişemeyeceğini düşünerek, telaşla ve mücadeleye katılmanın verdiği heyecanla evden terlikle çıkıp koşarak, randevu yerine ulaşmıştı. Randevu yerine ulaşmak için koşarken terliklerini düşürmüş, zaman kaybetmemek için geriye dönüp almamıştı. Arkadaşlar karşılarında gece pijamalarıyla yalınayak birini görünce şaşırmıştı. Bulundukları bölgenin arazisi ağaçsız ve diken kaplıydı. Hêvi arkadaş yol yürüyüşlerine alışkın olduğu için, ayakkabılarını yeni katılan kadın arkadaşa verip, kendi ayağına, kefiye ve şutik bağladıktan sonra yola koyuldular. Yol uzun olduğu için kefiye ve şutik sürekli açıldığından hiçbir koruyucu etkisi olmuyordu. Hêvi arkadaş kefiye her açıldığında durup bağlamak zorunda kaldığı için zaman kaybına sebep oluyordu. Sonunda kefiye ve şutiki çıkararak yalın ayak yürümeye başladı, Hêvi arkadaş. Biraz zaman geçince ayakları uyuştuğu için, acı veya dikenlerin ayağına batışını hissetmiyordu bile. Bütün bunlara rağmen coşku doluydu. Altı kişi katılmıştı onlara ve mücadele yeni yeni mevziler kazanıyordu. Bunlar birkaç saatlik acıdan daha önemliydi Hêvi arkadaş için. Bu hareketli gecenin anısına yalın ayak ve koşarak mücadeleye gelen arkadaşa “güzel gece” anlamına gelen Şevxweşin ismini verdiler.

Sonbahar gelmişti. Yeni katılan savaşçılarla, eyaletin yaz faaliyetinin değerlendirileceği toplantı için V.’ye doğru yola çıkmışlardı. Toplantıdan sonra Hêvi arkadaş karargaha gidecek grupta yer almıştı. Karargaha vardıklarında Hêvi bir takım kadın arkadaşla karşılaşınca şaşırmıştı. “Üç ay içerisinde nasıl bu kadar çok kişi katıldı” diye sormamak için zor tutmuştu kendisini. İşte özgürlüğe olan tutkunun ve inancın ispatı: Üç ay içerisinde otuza yakın kadın arkadaş. Hêvi arkadaş kadın arkadaşlara bakarken gözleri birilerini arıyordu, ama bulamamışlardı. Karargah komutanlarından Pılıng arkadaşa, Berivan, Sozdar ve R. arkadaşı sormuştu.

Devam edecek

Attachment