Hewler-Bağdat Anlaşması Şengal’de Yeni Bir Fermandır

0Shares

Yaşanan süreç ile birlikte Kapitalist modernitenin erkek egemen zihniyetle geliştirmiş olduğu savaş konsepti, tüm Hegemon güçlerin amacı evrene hakim olmak ve var olan evrene karşı yürütülen katliam politikalarını yürütmektedir. Kapitalist modernitenin bir savaş sistemi olduğu günümüzde dünyanın her yerinde yaşanan ve süreklilik kazanan kaoslu yaşam biçimi ortaya çıkmıştır. Elbetteki bu sadece güncelliklerle ele alınacak bir durum değildir. Bu sistem dünya, insanlık ve doğa tarihini tümden yok edip kendi kirli tarihini yaratmadır ayrıca bu kirli tarihe ait olduğumuza inandırmak ve bunu 5 bin yıllık egemen, zorba zihniyetin sistemiyle günümüze kadar sürdürmüştür.

Bugün ABD- AB- RUSYA- ÇİN-İNGİLTERE vb. Devleşen hegemonlar egemenlikleri için ortadoğunun coğrafik yapısı, maddi manevi kültürel zenginliği kısacası insanlığın toplumsallaştığı ana toprakları tümden yokoluşa sürüklemek için her yönlü kirli politkalarını sürdürmektedirler. Bu politikalar günümüzde Ortadoğuyu esas almış olup her zerre toprağında adım adım kendisini yaşatmak için Ortaoğununyokoluşunu esas almaktadır. Ortadoğu da yaratmış oldukları kaosla birlikte özel olarak Kürdistan da yürütülen bu savaş hergeçen gün şiddetini her yönlü arttırarak yürütmekte. Bunun sebebi yine coğrafik yapısı, yaraltı yer üstü zenginlikleri, yaşamı kutsallaştıran kültürel değerleri vb. kısacası insanlığın onurlu yaşam mücadelesini yürüttüğü yerdir. Bunun ötesinde kapitalistmoderniteye karşı tek alternatif sistem oluşturan Reber Apo nun felsefe ve paradigması oluşup gelişince var olan egemen sistemin tüm gerçekliği kirlilikleriyle ortaya çıkmış, hedef özel olarak Kürt halkı ve Kürdistan olmuştur.
Bu konsept bugün tüm kirliliğiyle Şengal de insanlığın ilk manevi değerlerinden biri olan inançlardanEzidi liği karşısına almıştır. Ezidilik Şengal de yaşanan tüm Katliam ve soykırımlara rağmen kendisini korumuş ve bunun için mücadele etmiştir. En son yaşanan fermanla birlikte ezidi halkı bu direniş mücadelesine devam edeceğini yaşanabilecek her türlü savaş ve tecavüz politikalarına karşı durabilmek için kazanma esaslı değişim ve dönüşüme inancını dahada güçlendirmiştir. Halkın dediği gibi ne Şengal eskiŞengaldir ne Ezidi halkı eskisi gibidir. Kendisini, toprağını, dilini, kültürünü, inancını korumak için varlığını ortaya koymuştur.
Bildiğimiz üzere Şengal Ortadoğuda coğrafik olarak orta hat denilen ana kemerin kilit noktasıdır. Şengal Rojhılat, başur ve Rojava hattında ana köprüyü oluşturmaktadır. Yada egemenlerin deyimiyle Suriye, İran ve Irak hattı için kilit noktadır.Ayrıca bu hatta bir kültürler mozaiği, büyük bir kültürel zenginlik yaşamaktadır. Ezidi, arap, şia, kakai, şebek, türkmen, Süryani, asuri vb. Birçok halklar yaşamakta. Bu hat hem coğrafik hem kültürel değerler açısından büyük öneme sahiptİr. Hegemon zihniyete göre bu hatta hakim yada güç olanOrtadoğuda hakimiyetini geliştirmek için ana köprüye sahip olmuş oluyor.
İran ınşengale hakim olma isteği büyük Şia Hilalin gerçekleşmesinde yani hewreman, Kerkük, Musul, şengal, tılkoçer, halep, Lübnan ,Yemene kadar gitmesinde esas alan Şengaldir. iranşengalde Şia sisyasetini esas alıp güç olmaya çalışmaktave hakimiyet kurma hedefindedir.

Faşist devlet Türkiye Osmanlı hayalinin peşinde ayaksız atlarını koşturmasının nedenini 2 ayrı biçimde ele alabiliriz bir Osmanlı hayali ikincisi Önder APO nun paradigmasıyla gelişen özgürlük haeketimize saldırmaktır. Bunun içindesunni- Türkmen halkın manevi değerleriyle oynayarak özel savaş yöntemleriyleezidi, şia,sunni, kürt ve Türkmenler arasında çelişkiler yaratıp kaos ortamı geliştirerek hakimiyeti sağlamak istiyor.

Bununla birlikte Kürdisan federe hükümeti KDP nintarihinden buyana tekerrür eden ihanetçi politikasiylailkşnde olduğu gibi son fermandada yine kaçarak ihanetçi çizgiyi tercih etmiştir. Şengali gözden çıkardığını hatta faşist devlet türküyenin tecavüz ve talan politikasına ortak olmuş Şengal ve Ezidi halkını pazarladığı, sattığının kanıtıdır. Zaten federe hükümet KDP sayesinde sarsıntıdadır. GünümüzdedeŞengal deki hakimiyetini tümden kaybedince yaşadiğı yenilgiyi hazmedememiş ve herzaman olduğu gibi faşist devlet Türkiyenin savaş ayakçısı, çığırtkanı olmaya devam etmektedir. KDP eliyle bunu yapan Türkiye elbette bunu yaparken barzaniye yada hükümetine çok güvendiğinden değil aynı zamanda Güney Kürdistanı da bu şekilde kullanarak çökertme bitirme amacındadır. Bizbunları değerlendirirken elbette şununda bilincindeyiz Şengal e karşı yapılan bu saldırıların uluslar arası bir saldırı olduğudur. Yapılan ferman ve günümüzde dünya gündeminde etkin bir konu haline gelen bu katliamcı, soykırımcı siyasetle bir araya getirilen ve HEWLER- BAĞDAT anlaşması olarak bilinen anlaşma sadece belirttiğimiz devletler le sınırlı olmayıp tamamen hegemon devletlerin çıkar ve menfaatleri doğrultusunda yapılan bir anlaşmadır.Medyayada yansıdığı Fransa- Mısır, ABD, BM, Ürdün ve Türk devleti anlaşmayı kutlayarak desteklerini sunmuşlardır.

Dünyada yürütülen kapitalist sistemin leviathanını geliştiren dev hegemon haline gelen AmerikaŞengal üzerinden kendi savaş siyasetini yürütmektedir. Yine Amerika karşıt olarak ilan ettiğiİran’ınŞengal’debüyük Şia hilalini oluşturma isteği ve güç olma amacına ulaşmasına,Ortadoğuda etkin rol oynamasına elbetteki izin vermeyecektir. Bildiğimiz üzere İran rejimi kendi sınırları dışında savaş politikasını yürütmektedir ve Amerika odaklı sürekli bir savaş halindedir. Kendi himaye ve hakimiyetini geliştirmek için Şengal’ de savaş içerisinde yerini almaktadır. Amerika da bu anlaşmayla birlikte İranıda zayıflatma politikasına devam etmekte yani hem ortadoğu hakimiyetini sürdürüyor hem karşıtı olan İran ı zayıf düşürme hedefindedir. Yine Faşist devlet Türkiye aynı politikayı yürütmekte hem kendi Osmanlı hayalinin peşinde hemde kendi varlığının devamı için Önder APO nun geliştirmiş olduğu tek alternatif sisteme ve gücümüze saldırmaktadır. Bu saldırının esas nedenlerinden biride APO cu hareketin Şengal i katliamdan koruması, halkı geliştirmesi, eğitmesi kendi kendini koruyacak düzeye getirmesi ve demokratik, ekolojik kadın özgürlükçü paradigmanın gelişmesine karşı büyük bir korku yaşadığıdır. Türkiye en gelişmiş savaş tekniğine rağmen Haftanin alanında büyük bir yenilgiye uğramış bunun hezemetiniŞengale saldırarak toparlamak istemiştir.

İşin özünde birde Şengal de yaşanan şu gerçeklik gün yüzüne çıktı. Halk artık kendi kendini koruyabilme, kendini kendi kültürüyle ifade etme, iradesini gösterme ve kendi ayakları üzerinde durma düzeyine geliyor, yine kendi kendini yönetmesinin oluşturduğu güven ve özgüvenle tarihinden tecrübe çıkararak geleceğini hazırlıyor. Budaelbetteki 4 bir yanını etkileyecektir. Yani Kapitalist sistemi sarsacak olan yeni bir sistemin yaşamsallaşmasını elbetteki hazmedemeyecekler köleleşmeyen bir halkı sindirmek için yönelim her yönlü olacaktır. Çünkü dünyanın egemenlerinin yaşam olarak yazıp çizdikleri sistem köle efendi sistemidir. Doğalında özgürlükçü sisteme karşı duracaklar.
Şengal için yapılan bu anlaşmanın aslında sıradan bir anlaşma olmadığı sadece Bağdat- hewler arasında bölgenin kontrol altında, güvenlikli bir alan olması diye bir durum değildir. Esasında bu anlaşma Amerika- Türkiye eliyle dayatılan bir anlaşmadır. Türkiyenin Kürt halkına karşı Türk varlığının yokluğu anlamında görmesi yine Amerikanın Ortadoğudaki hakimiyeti, İranın Ortadoğuda güç olma isteği Şengalin stratejik önemini göstermektedir. Bu durumda Irak hükümetinin sürekli bir yapılanma halinde olması henüz bir hükümet oluşturamamsı var olan hükümetin gücünün gerçekliği onuda bu anlaşmaya mecbur kılmıştır.

Bu anlaşmayla tüm dünyada gündem haline gelen, ezidi halkının mücadelesi ve direnişinin nedenlerinden biride bir halk, bir inanç, büyük bir manevi değer haline gelen kültür ortadan kaldırılmak isteniyor. Bunu sadece katliamlarla yapmıyorlar özel savaş politikalarıda en değme biçimde uygulanmaktadır. Halk ayakta, durmadan bir eylemlilik halinde iradesinin esas alınmasını istiyor. Statü istiyor ve bunun içinde mücadele ediyor. Yapılan bu anlaşma Şengal halkının iradesi dışında egemenlerin çıkarları uğruna imzalanmaştır. Burada yaşayanlar elbetteki bunu kabul etmeyecekler. kendi kurdukları sistemi kendi iradeleriyle yaşamsal kıldılar. Bu yaşam biçimi Şengal de yaşayan tüm halkları kapsamaktadır.

Bağdat- Hewler adı altında yapılan bu anlaşma sadece ezidi halkını yadaŞengal i değil tüm musul vadisini kapsamakta, bu ittifak yeni bir katliamdır. Öyleki bunu bölgede yaşayanarap, türkmen ve şiahalklarıdafarketmiş ve bu katliam anlaşmasına karşı durmuş, protesto etmiş, açıklamalar yapmışlardır. Yüzyıllardır birlikte yaşadıkları insanlar yok sayılırsa elbetteki birgün kendilerininde aynı kaderi yaşayacaklarını biliyorlar çünkü aynı toprağın üzerinde yaşıyorlar kendi topraklarında yaşıyorlar. Bugün onların yaşadıklarını yarın kendileri yaşayacaklar. Bunun bilincinde olan halklar kendi iradelerinin esas alınmasını, statülerinin olmasını istemeleri en doğal haklarıdır. Çünkü yapılan bu anlaşmada Şengal halkının iradesi kırılmak isteniyor, büyük bedel ve emek vererek kurduğu yaşamı talan ediliyor- yok sayılıyor, insanlar kapitalizmin kölesi haline getiriliyor. Şengali korumayan, katledilmesine ortak olan, tecavüz eden kadınlarını pazarlarda satan bir dış gücün hakim olmasına yada Şengali yönetmesine izin veren bir anlaşma kabul edilemez.Bu halk hergün ölüm, taciz-tecavüz, işkence, faili meçhul, asimilasyon politikalarına karşı korku ve dehşet içine sürüklenmek isteniyor. Elbette bu savaş politikalarına karşı kendi kendini koruyacak, siyasetini yürütecek güven duyduğu gücünü oluşturacaktır.

Buna göre tüm demokrasi güçlerinin, anti kapitalistlerin, insanlık onuru için yaşayan her kesimin yine erkek egemen zihniyetin sürekli saldırısı altında olan kadınların bu mücadelede yer alması gerekliliği herzamankinden daha güçlü olmalıdır.
Bizler özgürlük hareketi olarak bu haklı mücadeleyi her an yürüteceğimizi, Reber APO nun Demokratik, Ekolojik, Kadın Özgürlükçü paradigmasını yaşamsal kılacağımızın inancındayız. Bu inanç ve güçle Şengal halkının iradesini esas alıyor, kendi kendilerini yönetebilmelerini, güvenlik güçlerinin olması kendi sistemlerini kurup geliştirmelerini önemsiyor ve bunun gelişimi için Şengal halkının yanında olduğumuzu,yine Şengal halkının iradesi dışında yapılan bu katliam anlaşmasının karşısında olduğumuz yürütmüş olduğumuz mücadelede kendini kanıtlamıştır.

Lawa Elî

Attachment