Direnen Tüm Kadınlara Ve Yurtsever Halkımıza! 

0Shares

Yeni bir mücadele yılına başlarken 8’inci yılına giren Paris Katliamını bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Bu katliamın tüm sorumluları cezalandırılana kadar tek bir an dahi durmadan, mücadelemizi zirvede yürüteceğimizin ve özgür yaşamı inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz. Sara yoldaş şahsında tüm devrim şehitlerimizin önünde saygıyla ve minnetle eğiliyor, anılarına layık olacağımızın iddiasını yineliyoruz.

Kapitalist modernite sistemi kendi varlığını sürdürmek için kriz yaratmakta ve yarattığı her krizde insanlığa büyük acılar yaşatmaktadır. Sara yoldaşa yapılan saldırı faşist türk devleti somutunda kapitalist modernitenin yaşadığı krizin yeni krizlerle aşılma çabasının en fazla kadınlara yöneldiğini de göstermektedir.

Bu anlamda tanrıça kültürünün temsilcisi, ana kadın güzelliğinin somutlaşması, Kürt alevi kadınlarının Pîr’i, kabesi ve tüm direnişçi kadınların öncüsü büyük devrimci Sakine Cansız yoldaşa yapılan saldırı bir komplodur. Bundan dolayı Önder Apo, Sara yoldaşa yapılan saldırıyı kendisine yapılmış olarak değerlendirmiştir. Nasıl ki Önder Apo’ya yapılan komplo sonrası kapitalist modernite vahşetini tüm Ortadoğu’ya salmanın fırsatını bulmuşsa, bu saldırı ve sonuçları üzerinden kendi egemenliğinin zeminlerini oluşturmaya çalışmışsa, Sara arkadaşa yapılan saldırı da böyledir. Sara yoldaşa yapılan saldırı, tüm kadınların katliam fermanıdır. Zira hemen ardından tüm kadınlara karşı saldırı konsepti devreye konulmuş, tüm halklara, toplumların ana tanrıça eksenli kültürüne, geleneğine ve tek tek tüm kadınlara yönelik saldırı planı devreye konulmuştur. Yaygınlaşan kadın katliamları, ana topraklarımıza yapılan işgal saldırıları, kadınlara yönelik geliştirilen tecavüzler, öldürüp yakıp yoketmeler, Sara yoldaşa yönelik saldırıdan bağımsız ele alınamaz.

Faşizmin temel zihniyet yapılanması erkek egemenliğidir. Bir yerde kadın rengi kayboluyorsa, kadın değerlerine gereken önem verilmiyorsa, anlam verilemiyorsa, orada önce erkek rengi ve dili öne çıkar. Başta cinsiyetçilik olmak üzere, milliyetçilik, dincilik, bilimcilik ve beraberinde her türlü değer karşıtlığı, insanlık karşıtlığı ve vahşet gelişir. Önder Apo’ya yönelik komplo ve Sara yoldaşa yapılan saldırı ardından Ortadoğu’ya reva görülen işgal, savaş, kıyım, çeteleşme, topraksızlaştırma bunun ifadesidir. Tüm kadın katliamlarının ideolojik ve siyasi bir anlamı vardır. Birçok katliam erkek egemenliğinin en geri şekilleriyle izah edilmekte ve mazur görülmektedir. Ancak toplamında erkek egemenliği ideolojik bir zihniyet somutlaşmasıdır ve bu anlamıyla da sokakta katledilen kadın da bir siyasetin sonucu olarak katledilmiş olmaktadır. Faşist türk devletinin Türkiye ve Bakur Kürdistan’da yürüttüğü kadın düşmanı sistem, kendi sonuçlarını kadın katliamlarında bulmuştur.

Paris katliamının 8’inci yılına giriyoruz. Geçen 7 yılda artan kadın katliamları, erkek egemenlikli vahşi sistemin pervasız saldırıları göstermiştir ki, faşizm direnen kadınlara saldırarak tüm kadınlara saldırmanın ve kadın kırımını gerçekleştirerek toplumu köleleştirmenin ilk adımlarını atmak istemektedir. Ancak bu faşizm ve erkek egemenliği karşısında kadınların direnişi çağa damgasını vurmakta, direniş faşizmin tüm hayallerini yıkmaktadır. Dünyayı direnen ve özgürleşen kadınlar değiştirecektir. Sara yoldaşın çizgisinde devrimcileşen Kürt kadınları başta olmak üzere tüm dünya kadınlarının deneyimlerinde bu gerçek bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Sara yoldaş PKK’nin kurucu üyesi olarak direnen insanlık tarihinde onurlu ve kutsal yerini almış, son nefesine kadar direnmiş, kavga etmiş ve özgür kimliğin somutlaşması olmuştur. Bu onun tanrıça kültürünü temsil edişinin en güçlü ifadesidir. Kürdistan’da parçalanmış ve kendi aşiret-aile çıkarlarından sıyrılmış bir parti olarak PKK’nin kuruluşunda yer almanın büyük tarihsel sorumluluğunu yaşamının her anında bilmiş ve duruşunda bu düzeyi yansıtmıştır. Zindan direnişlerindeki öncü konumu, düşman karşısındaki keskinliği, irade savaşında kazandığı zaferler Onun bu kimliği en büyük saldırı koşullarında da temsil ettiğinin göstergesidir. Sara yoldaş parti kimliğinin kadın kurtuluş ideolojisiyle birleştirerek kadın partileşmesinin hem temsili olmuş, hem de gerçekleşmesinin öncüsü olmuştur. Bu anlamıyla kadın öncü partisi PAJK’ın çizgisini oluşturmuştur.

Rojbin yoldaş (Fidan Doğan) Kürdistan özgürlük mücadelesinin tüm dünyaya, dünya insanlığına ve dünya kadınlarına anlatılmasında büyük emekler vermiş, bu anlamda direnen Kürdistan kadınının evrensel dili olmuştur. Rojbin arkadaş Maraş Katliamının etkilerini kendi direnişinde aşmanın toplumsal ve sistemsel mücadelesini veren bir aile ortamında yetişmiş ve bu tarihsel bilincini Apocu ideolojiyle, kadın kurtuluş ideolojisiyle donatmıştır. Bu bilinç Rojbin arkadaşı tüm çalışma sahalarında öncü bir konuma getirmiştir. Komplocuların en büyük hedefi özgürlük hareketimizin evrenselleşmesine saldırmak olduğundan Rojbin yoldaş da Sara arkadaşla birlikte hedeflenmiştir.

Aynı şekilde Ronahi (Leyla Şaylemez) arkadaş Kürdistan gençliğinin yaşadığı durumu hızla anlayan, soykırımın farkına varan ve soykırıma karşı direnme temelinde kendini Apocu ideolojiyle donatan ve yetiştiği yurtsever kültürü kendinde yaşatan bir gençlik öncüsüdür. Ronahi arkadaş kapitalist modernitenin Kürt gençliğini içine çektiği buz gibi çarkların farkındadır ve bu çarkları kırmanın büyük mücadelesini vermiştir. Bu anlamıyla Ronahi arkadaşın da Sara ve Rojbin arkadaşlarla birlikte hedeflenmesi rastgele bir durum değildir.

Önder Apo çizgisindeki kadın özgürlük iradesine yapılan bu saldırı büyük bir saldırıdır. Bu saldırı karşısında yürütülecek mücadele de büyük olmak zorundadır. Sara yoldaşın intikamı, ancak tüm kadınların özgür olmasıyla alınmış olacaktır. Hiçbir kadının hiçbir gerekçeyle katledilmediği, kaybettirilmediği, yokedilmediği, küllerinin beton altına gömülmediği, kendisi olmaktan çıkmaya zorlanmadığı, özgür yaşamı temsil etmesinin engellenmediği, yaşam öncüsü olmasının önü alınmadığı bir yaşam, özgür yaşamdır. Ve ancak bu yaratıldığında Sara yoldaşın intikamı alınmış olur. Ve Sara yoldaşın intikamını almak PAJK olarak bizim en temel amacımızdır. Bu amacı gerçekleştirmek ve tüm kadın kazanımlarını özgür yaşam garantisine dönüştürmek de büyük çabalar, direnişler ve zafere kadar mücadeleyi durdurmama kararlılığıyla mümkün olur.

Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşların şahadetinin 8.yılına girerken, Ocak ayı şehitlerimiz olan Bakur Kürdistan özyönetim direnişi öncülerimiz Seve, Fatma ve Pakize başta olmak üzere tüm şehitlerimizi anıyor, anıları önünde sevgi ve minnetle eğiliyoruz. Bakur devrimi, kadın öncülüklü bir varoluş devrimidir. Bakur Kürdistan kadın özgürlük hareketinin öncülük ettiği özgürlük devrimi mutlaka başarıya ulaşacaktır. Faşizm kadınlardan korktuğunu her adımda ispatlamaktadır. Bundan dolayı da kadınlar faşist saldırılara maruz kalmakta, tutuklanarak toplumdan tecrit edilmeye çalışılmakta, zindanlarda her türden insanlık dışı uygulamayla katledilmek istenmektedir. Bu saldırıların, direnişi daha da büyütmek ve zafere taşımanın iddiasını geliştirmekten başka bir sonucu olmayacaktır. Ki bu saldırılara rağmen kadınlar toplumsal mücadeleyi yükseltiyor, faşizmi korkutmakta ve erkek egemenliğinin en büyük korkusu olmaya devam ediyor.

Şahadetinin 8’inci yılında Sara yoldaşı anarken onun izinde devrim mücadelesine yürüyen, Kürdistan özgürlük dağlarında büyük özgürlük destanları yazan ve hayallerini gerçekleştirmenin büyük adımlarını atan, halkına bir özgürlük zamanı bırakan tüm kadın şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. YJA STAR saflarında devrimci operasyonların öncülüğünü yaparak şahadete ulaşan tüm yoldaşlarımızı, kadın özgürlük mücadelemizin öncülerinden Leyla Agirî yoldaşı, Hilvan kadınının direngen temsilcisi Aryana yoldaşı, Zin Cizire yoldaşı saygı ve sevgiyle anıyor, anılarına bağlılık sözümüzü yineliyoruz. Bakur, Başur, Rojava ve Rojhilat Kürdistan’da faşizmin hedefi olan ve katledilen tüm kadınları anıyoruz. Şehitlerimize verdiğimiz sözümüzü yeniliyoruz. Faşizmi yıkacağız, özgür yaşamı inşa edeceğiz ve Önder Apo ile özgür yaşamı inşa ederek tüm egemenliklerden intikamımızı alacağız. Bu bilinçle partimiz PKK ve PAJK öncülüğünde kadınlar başta olmak üzere tüm halkımızı, Ortadoğu halklarını, özgür yaşam hayali kuran tüm insanlığı, özgürlüğü sağlama hamlemize yeni direniş yılının ruhuyla aktif katılmaya, her yerde ve her koşulda eylemleri yükseltmeye, faşizmi tüm kurumlarıyla birlikte yıkmaya ve özgür yaşamı inşa etmeye çağırıyoruz.

SAKİNE CANSIZ ÖLÜMSÜZDÜR!

YAŞASIN DEVRİM ŞEHİTLERİMİZ!

KOMPLOCULAR KAYBEDECEK, ÖZGÜRLÜK KAZANACAK!

BİJİ RÊBER APO!

PAJK Koordinasyonu

 

Attachment