O Büyük Günün Gelmesini Bekliyorum

0Shares

Geçmişin defteri açılınca, dalıp gitti. Adeta yeni baştan yaşar gibiydi.

“Özgürlük Vadisi’nde bana iş yaptırmıyorlardı. Boş durmaktan sıkılıyor, nefret ediyordum. Bizim manga mutfağa çıktığında onlara su taşır, çay pişirirdim. Avucumda hamuru açıp küçük küçük çocuk ekmekleri pişirirdim. Biliyorsun kamp yerini renkli çakıl taşlarının süslediği dereye her inişte, suyla oynardım. Sonra kâğıttan bir gemi yapıp, yüzmesi için bırakırdım suya. Su alıp götürürdü uzaklara. Kaybolana değin, bakışlarımı ayırmazdım. Her gemiye bir isim verirdim. Çocuk gemisi, edebiyat, müzik gemisi, özgürlük gemisi gibi… Düşlerimle her gemiye bir şeyler yüklerdim. Çocuk gemisine, oyuncaklar, lunaparklar”

“Peki gemin batınca”?

“Yenisini aynı biçimde yapıyor, yüklüyor ve uğurluyordum”.

Ay çıkıp da gümüşten ışığını ortalığa serpince, her şeye büyülü bir hava veren bu nesneye baktık bir süre. Diyalogumuzu nerede niçin kestiğini bilemiyorum. Faraşin:

“Doğuş ve batışını saymazsam, ay ışığını güneşin ışığından daha çok seviyorum”.

“Neden”?

“Nedenini ben de henüz bilmiyorum. Kuru bir gerçeklik hüküm sürüyor gündüzleri. Geceler daha çok hoşuma gidiyor. Diline ulaşamadığım duyguları uyandırıyor içimde. Nedensiz hüzünler, sevinçler

“Biliyor musun Kızılderililere ait sevdiğim bir atasözü var: ‘Geceler rüya görmek içindir…’ Ama biz bu sözü zenginleştirmişiz. Milyonların rüyasını gerçekleştiriyoruz”…

O an eylemin başlangıcını haber veren bir B-7 roketinin patlama sesiyle Faraşin, oturduğu yerden hızla doğrulup ok gibi ileri fırladı…

’97 Bahar.

Kendi dayatmasıyla Çarçela’ya gitti. Yüksek, sarp görkemli coğrafya parçalarına tutkunluğu vardı. Ama Çarçella O’nun için daha başka anlamlar yüklenmişti. Canından çok sevdiği tabur komutanlığı yapan Mordem, dağın eteğindeki bir köyde hain bir kurşunla can vermişti. Çarçella’nın o vahşi doruklarına çıkmak, taze otlarına, sayısız çiçeklerine karışmak, mavi göklerde bulutları seyretmeye doyamıyor, süngünün, küfrün hüküm sürdüğü köylerin, kasabaların yanan ışıklarını öfkeli bir hüzünle seyrediyordu. Mordem’in de yüreğinde taht kurmuştu Çarçella. Bu yüzden Çarçella’yı mesken tutmak, kaynaşmak O’nun için Mordem’e yakınlaşmak, bütünleşmek anlamını taşıyordu. Bu karlı yüksek doruklarda, her şey öyle küçük, öyle şirin geliyor ki… Kuşların uçuşunu tepeden, yani bakışlarını aşağı indirerek seyrediyorsun. Sen kuşların ulaşamayacağı yükseklerdesin. Yani yeryüzünün bitip de gökyüzünün başladığı yerde. Aşağıda dereler ince, ışıltılı bir şerit gibi uzanıyor ve göz alabildiğine bir yeşillik denizi. Sonu gelmeyen zincirler gibi uzanan dağlar, birbirine bakan, yüzyıllarca birbiriyle sessizliğin diliyle söyleşen heybetli dağlar…

Faraşin içinden “ben yaşamımı Çarçella’yla paylaşmak istiyorum. Benim ölümsüz yoldaşımdır Çarçella. Yaşarsam burada, savaşırsam burada, ölürsem de burada öleyim. Çarçella’da her şey görkemli”… Doruklara çıkıp da dünyayı ayağı altında serili görünce şair kesilir Faraşin:

“Çarmıha gerelim gerilikleri

Çıkalım Çarçella’nın başına

Verelim rüzgara tüm sevdamızı

Savursun Gever ovasında

Sevdalandırsın tüm yürekleri

Taşsın Baye suyu

Götürsün kirlilikleri”

Dağın kalbinden aşağı indiğinde not defterini çıkarıp, kalemi eline alıp yazmaya başladı:

“Bir yanımda Çarçella, öte yanımda Govende, başımı hafiften sola çevirdiğimde Kuzey’deki Gare, tekrar sağa hafiften gözlerimi kaydırdığımda büyük Cilo, Avaşin zozanları, Hope kıyıdan köşeden gözüküyor. Onları seyrederken neler aklıma gelmiyor ki. Yorgun düşüyorum. Yenilgiyle bakmak beni oldukça utandırıyor. Ve Melsa’yı görme istemim doğuyor. Hem çok yakında hem çok uzakta. Kaybettiklerimin ve özlediklerimin bileşkesi ya da sevdiğim. Ama sevginin kendisi aramak ve özlemekti. Kızıllıklara bürünmüş bu dağları onunla ya da diğerleriyle seyre durmayı ne kadar da isterdim. Hayır, değil ki daralmışım da ona sığınıyorum. Onu sevdiğim için arıyor ve özlüyorum. Bütün bunları anımsarken şehit bir yoldaşımı da anmalıyım. Yıllar geçti, acının sıcaklığını dün gibi hissediyorum. Dinmeyen, gün be gün volkanlaşan acı.

Bütün hüznü, sabra yüklemiş o büyük günün gelmesini bekliyorum.

Faraşin Ayhan

 

Attachment